Tasarımlar rastgele bir havuz değil. Üç koleksiyon var, her birinin kendi kuralı var, ve bir tasarımın hangi koleksiyona gireceğini o kural belirliyor.
Crude
Crude hem "ham" hem "kaba" demek. İkisi de kasıtlı.
Buradaki işler temiz değil: çizgi titriyor, boya alanın dışına taşıyor, oranlar tutmuyor. Resmin üstüne kelimeler karalanmış — bazıları yarım, bazıları çizilip yeniden yazılmış. Taçlar, hızlı çizilmiş yüzler, tekrar eden sözcükler. 1980'lerin New York duvarlarından tanıdık bir dil.
Kural şu: resim kaba olacak, fikir olmayacak.
İsimler bunu taşıyor. Neightzsche bir at; adı, atın kişnemesiyle Nietzsche'yi birleştiriyor ve filozofun Torino'da kırbaçlanan bir ata sarılıp çöktüğü anlatıya bakıyor — ki o hikâyenin kendisi de büyük ihtimalle sonradan uydurulmuş, bu da işin bir parçası. Ship of Theseus bir tekne; etrafına SPIRIT VESSEL, SEA KINGS, LOST GHOST karalanmış. Emperors New Tee kendini anlatıyor.
Crude işlerinin çoğu siyah ve koyu bej ürünlerde. Sebep estetik değil teknik: karalama çizgi ve taşan boya, koyu zeminde beyaz mürekkeple en net okunuyor.
Channels
Channels hem "kanallar" hem de bir görüntünün renk kanalları demek. Kural ikisinin ortasında.
Her tasarım tek bir renkle başlıyor, sonra o rengin çağırdığı görüntüler panel panel yan yana diziliyor. Kanal değiştirir gibi, ama hepsi aynı paletten.
Antifreeze turkuaz ve turuncu: bir molekül şeması, bir gaz maskesi, bir görüntü bozulması, bir yağ lekesi girdabı. Aralarında hikâye yok — ortak bir renk ve ortak bir his var. Sanayi, soğuk, hafif zehirli. Cobalt mavi: bir göz, bir gece kelebeği, bir galaksi, dalga desenleri. Aynı mantık, başka sıcaklık.
İsimler renklerden ve maddelerden geliyor: Iodine, Nicotine, Bruise, Hazmat, UV, Oyster, Mold. Bruise, moru anlatmanın en kısa yolu.
Panel düzeni tesadüf değil. DTF keskin kenarlı bloklarda en iyi sonucu veriyor, yumuşak geçişli şeffaf kenarlarda en çok zorlanıyor. Panel yapısı bunu avantaja çeviriyor.
Reframed
Reframed — yeniden çerçevelemek. Koleksiyon tam olarak bunu yapıyor: sanat tarihinden bir tablo alıyor, kadrajını ve adını değiştiriyor, tablonun kendisine dokunmuyor.
Kadraj sinema oranına iniyor, yani ressamın seçtiği çerçeveden çıkıyorsun. Sonra isim geliyor. Vrubel'in Oturan İblis'i (1890) Inner Demons oluyor — 19. yüzyıl sembolizminden çıkıp terapi diline giriyor ve tablo bunu kaldırıyor. Hugo Simberg'in Ölüm Bahçesi'ndeki (1896) iskeletler bitki suluyor; adı Pushing Up Daisies. Richard Dadd'in yıllarca uğraştığı The Fairy Feller's Master-Stroke (1855–64) ise Dadd Joke.
Gördüğün baskılarda tablonun künyesi de var — sanatçının adı ve tarihi, kimisinde görselin altında yatay bir şerit, kimisinde yanında dikey. Bunu bilerek yapıyoruz, çünkü şaka ancak kaynağı görünürse şaka oluyor. Dadd Joke yazan bir tişörtün üstünde RICHARD DADD — THE FAIRY FELLER'S MASTER-STROKE — 1855–64 satırı olmasa, tuhaf isimli bir baskıdan ibaret kalırdı.
Bir de dürüstlük meselesi: bu tabloları biz yapmadık. Yeniden çerçeveledik.
Üçünü bir arada görmek istersen bütün koleksiyon burada. Filtreden koleksiyona, cinsiyete ve ürüne göre daraltabilirsin.
